FidoRento'dan

Kaş Havası ya da Kaş’ın Havası

Yayın Tarihi: Ortalama okuma süresi: 8 dk, 32 sn

Kaş’a gelme sebebin neden Kaş’ın havası olmasın ki? Neslihan Uraz Ergül’ün kaleme aldığı Kaş Havası Fidorento Blog’da yayında!

Kaş havasında tatil  365 gün yaşanabilir

Kaş Havası

Bana soracak olursan Kaş 4 mevsim, 12 ay, 365 gün, 52 hafta yaşanabilecek bir yer. 19 yıl önce yerleştiğim bu yeryüzü cennetinde olmaktan bir an bile vazgeçmeyi düşünmedim. Sen de deneyimlediğinde kendini içinde bulduğun sıcak, samimi, yapaylıktan uzak, güvenli, huzur veren bu şirin ilçeden vazgeçemeyeceksin. Bize ille en çok hangi ayları ya da mevsimi tercih etmeliyim diye sorup, daha net bir yanıt isteyecek olursan, deniz güneş tatili için ilkbahar ve sonbahar aylarını tercih etmeni tavsiye edebiliriz. Akşamları hafif serinlikler yaşayabileceğin bu ayları tercih edecek olursan, çantana ince bir hırka koymayı, hatta olası bahar yağmurlarına karşın önlem olarak yağmurluğunu da eklemeyi unutma. Temmuz ve Ağustos aylarında Kaş en yüksek dereceleri görür hem de , en yoğun sezon olması nedeniyle nüfusta ciddi bir artış yaşanır.  Tabi bu nüfus artışına bağlı olarak yemek yeme içme mekanlarında servislerde aksama olabilir, yer bulmak zorlaşır, ayrıca araç park yerleri yetersiz kalabilir.

Kaş Havasında Bir Günde Dört Mevsim

Kaş Havası 4 Mevsim

Kaşın en güzel yanlarından biri  de 4 mevsimi yaşamak için 1 yıl beklemek zorunda olmayışın. Bazen aynı gün içinde bile 4 mevsim yaşanabilir. Gözlerini güneşin aydınlattığı mavi bir gökyüzüne açarsın , ilkbahar güneşinde yazı düşlersin ama birden hava rüzgarlanır , adeta sonbahar gelir ve bu rüzgar bulutları davet eder. Bulutlarsa tek başına gelmez ve yanında yağmuru da getirir. Yağmur ortalığı serinletip ıslatır, hava birden soğur ve kış sana el sallar. Gece uyurken suyun sesine uyanıp yağmurun sel olup aktığını izlersin.Sabah uyandığında, yağmurun sel olup ortalığı parlattığını, yeşilin ve doğanın ışıldadığını ve tekrar güneşin yüzünü gösterdiğini görünce hemen kendini çay bahçelerine atmak istersin. Herkes birbiriyle sözleşmiş gibi istemsizce aynı rotayı izler ve çay bahçelerinde ıslanan sandalyeler kurulanır, masalar temizlenir ve yerli yabancı tüm Kaş sakinleri yerini alıp, çayının keyfini çıkarır. Yılın 3/4ünün güneşli geçtiği bu küçük ilçede kış aylarında uzun bir pastırma yazı yaşanır. Yaz aylarındaysa sıcaklık 40 dereceye kadar çıkabilir.

Ah bu Kaş havasını alsak da yanımızda götürsek

Kaş havası yazan küçük şişe

Öyle bir hava ki ‘Kaş Havası’, minik şişelere doldurup geri dönerken yanında taşıyacak ya da dönüşte sevdiklerine hediye edecek kadar özel. Şaka sanma sakın, hediyelik eşya dükkanlarında karşına mutlaka çıkacaktır üzerinde ‘Kaş Havası’ yazan küçük şişeler. Bu espirili şişeler tam da senin isteğini yerine getirebilmen için düşünülmüş.

Kaş havası ve Kaş sevdası

Kaş bir sevdadır, ilk görüşte aşk gibidir. İşte bu sevda seni dönüp dolaşıp Kaş’a gelmen için ikna edecek. Ne gezginler gördüm sırtından çantası eksik olmayan. Hayatını bir küçük çantaya sığdırıp yıllarca yolları, sınırları arşınlayan. Ruhu hiçbir yerlere sığmayan ama Kaş’ın havasını bir kez soluyup, denizinde bir kez yüzdükten sonra ne yapıp edip hemen hemen her yıl bir kez olsun rotasını Kaş’a çeviren.

Kaş mevsimler boyu süren bir aşktır

Kaş aşktır

Kaş havasıyla, suyuyla, doğasıyla, sokak hayvanlarıyla, insanıyla, esnafıyla, kısaca her şeyiyle farklıdır. Kaş yoğun bir aşktır.  4 mevsim sürer. Kaş’da hava 4 mevsimden hangisi dersen eğer, sırayla hepsini saymak gerekir ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış ama hepsi kendine özel, hepsi ayrı güzel. Ne kadar şanslı olduğuna sen karar ver Kaş insanının. Aslına bakarsan anlatmak zordur Kaş’ı da, havasını da yani Kaş anlatılmaz yaşanır. Kaş havası rakı sofrasında ara çay gibidir , tadına doyulmaz.

Kaş kaçamağı

Her mevsim ayrıcalıklı hissettirir Kaş havası insanı kendine. Merkezi ayrı, köyleri ayrı, yaylası ayrı. Akdenizin göreceli bozulmamış ilçelerinden olan Kaş‘ın havası da insana nefes aldıran ayrıcalıktadır. En sıcak aylarda da, havanın neminin en yüksek olduğu dönemlerde de,  bağlı olduğu Antalya ilinin yerlisi bile soluklanmak için Kaş kaçamağı yapar. Sen de hiç durmadan kaç gel Kaş’a. İster gece insanı ol, ister sabahın erken saatlerinde güne başlayan biri yani ister sabah kuşlarla uyanıp doğayla kucaklaş ve kuş seslerinde serin sulara bırak kendini , istersen ay ışığında yakamozlarda yüz Kaş’ın berrak sularında. 

Kaş havasının doğaya yansıması 

Kaş öyle bir yerdir ki, sen sanırsın burada doğanın sadece sesi duyulur. Oysa hayır. Kaş’ın havası kış yağmurları kadar bahar yağmurlarıyla da müstesnadır. Bahar yağmurları sonrasında çıkan gökkuşağının renkleri boyar doğayı ve havayı ama gökkuşağı yokken de doğanın renkleri, hele bir de yağmurun yaptığı temizlikten sonra her köşede, her tepede, denizde, yerde, gökte varlığını hissettirir.

Kaş havasının en doyum olmayan yanı limonata tadındaki rüzgarlarıdır. Sen de en sıcak yaz aylarında bile denizden gelen, dağlardan inen bu güzel rüzgarları hissetme şansını yakalayabilirsin.

Kaş havası tepelere , köylere doğru çıktıkça derece olarak inişe geçer. Kaş’ın pek çok yerlisi yazın yaylaya çıkar demiştik ya işte bu yüzden.. 

‘Kalimera’ ya da ‘Günaydın’ 

Meis adası

Tatilde olunca, muhtemelen tüm saatleri değerlendirmek için, çoğu zaman günü uzun saatler boyu yaşamayı tercih edecek ve geç biten günün sonunda yorgun düşeceksin. Endişe etmene gerek yok çünkü sabahları Kaş havasına uyanınca başka dinç hissedeceksin kendini. Yüzünü karşı kıyıdaki Yunan komşuya çevirince ‘kalimera’ diye seslenen dalgaların rengi ve seyri söyleyecek biraz da o gün nasıl bir Kaş havası yaşayacağını. Deniz ya çok sessiz ve pürüzsüz, dalgasız gösterecek sana yüzünü ya da  beyaz dalgalanmalarla.

Kaş havası bu, aklını başından alır insanın

Önce bir meraktır insanın içinde, bu merakı gidermek için gelirsin Kaş’a. Yalnızca bir tatilcisindir. Sonra içine işler Kaş senin , ve içindeki ses adeta dürter seni fırsat yaratıp Kaş’a kaçman için. Önceleri en çok  deniz ve güneş tatilidir aklındaki ama sonraları kafanı dinleyip, sahilde, kayaların üstünde belki antik tiyatroda belki de bir çay bahçesinde kitabını okumak için, belki aniden yağan bahar yağmurlarında ıslanmak için, belki de bu bahar yağmurlarının sonrasında ortalığı saran doğanın kokusunu içine çekebilmek için gelmeye başlarsın.

Kaş havası geldikçe içine çeker insanı

Bazen de sadece ara sokaklarda kaybolmak ve gizli kalmış kafeleri keşfetmek, bazen sırtını denize döndüğünde yan yatmış vücuduyla uyurken bir yandan da adeta tepeden Yunan komşu’ya mı yoksa sana mı gülümsediğini tam da kestiremediğin dev adama tırmanmak, bazen sevimli mini teknelerle geçmek yerine, kısa bir Likya rotası izleyerek Limanağzı’na yürüyüp her dem ılık sularında terini soğutmak için gelirsin Kaş’a.

Havada aşk kokusu var Kaş’da

Evet hem de her türlü aşk kokusu. Her etkinlikten sonra ‘beni bu havalar mahvetti’ deyip, Kaş’a , havasına, suyuna yeniden yeniden aşık olmak hemen herkesin başına gelir. Kaş havasında ne yapsan,  başka bir yerde yaptığında aldığın keyif ikiye katlanır. İstersen kayalardan oltanı atıp balıkları bekle, istersen şnorkelini takıp o harikulade suyun içinde deniz florasını ve Kaş’a aşık su dünyası canlılarını keşfet. İstersen gerçekleşme olasılığı yüksek olan Kaş deniz kaplumbağalarıyla yüzme  hayali kurarken,kendini gerçekten onun yanıbaşında birlikte yüzerken bul. İstersen deniz kenarında şezlongta uzanmaktan yorulup kendini çoğu tasarım ürünler satan hediyelik eşya, giysi, seramik, gümüş, dükkanlarıyla bezeli uzun çarşıya ya da diğer sokaklara at. İstersen acentalara uğrayıp birbirinden güzel turlarla ilgili bilgi al. Aşık olacaksın, vazgeçemeyeceksin.

Kaş havasını özlemek solumak için nedenler bitmez

Kaş günbatımı

Say say bitmez…Kaş aşk katar, sevgi katar yaptığın herşeye. Meydanda oturup sadece geleni geçeni seyretsen de, çay bahçelerinde oturup demli , mis kokan çayını yudumlarken kitabının sayfalarını çevirip  ya da belki bir günlüğün sayfalarına keyifli anlarına dair notlar düşsen de, antik tiyatroya gidip güneşi batırsan ya da denk gelip dolunayı izlesen de…Bunlardan hangisini yaparsan yap, Kaş’da yaşamaya başlamadan önce tatilci olarak da yapan , yaşamaya başladığı 2000 yılından bu yana da yapmaya devam eden hem Kaş’a aşık hem aşkını Kaş’da bulmuş biri olarak, her geldiğinde bunları yapmaktan yine yine yeniden keyif alacağının garantisini verebilirim.

Gelmek için hep bir nedenin vardır  ya da neden sensindir. Bazen de gelir bir daha dönemezsin. Kimbilir hangi gün kiminle, ya da kimsesiz ama bir Kaş’lı olup kalırsın buralarda, bu havanın sarhoşluğunda…

Neslihan Uraz Ergül

Yazar Hakkında

Neslihan Uraz Ergül

Neslihan Uraz Ergül

Other than my beloved one’s , I stick with my freedom, my books and my pen. I always followed my heart and lived the life of my dreams. This freedom, made me a stronger person in times of struggle against difficulties and I grew mature with the responsibility of my own decisions. Now I am at the last stop of my heart, where I am in love. Greetings from the Land of Lights Kas. Sevdiklerim dışında vazgeçemediklerimin en başında her zaman özgürlüğüm, kitaplarım ve kalem kağıdım oldu. Hayatım boyunca hep gönlümün götürdüğü yere ulaşmak için çıktım yola. Bu özgürlük içinde yaptıklarımın ve yaşadıklarımın sorumluluğu ile olgunlaştım. Şimdi gönlümün son durağında, sevdalandığım yerdeyim. Kaş’tan sevgiler herkese...

Bu Yazıyı Paylaş

Yorum Yaz

Eposta adresin yayınlanmaz.

Güvenilir Villa ve Daire Kiralama

FidoRento Turizm Seyahat Acentası TÜRSAB A-10797 Belge ile Turizm Bakanlığına bağlıdır.

FidoRento sitesinde yer alan tüm içeriklerin telif hakları saklıdır. İzinsiz olarak basılı veya elektronik bir ortamda kullanılamaz ya da kopyalanamaz. FidoRento sitesini kullanmakla Gizlilik Politikasını kabul etmiş sayılırsın.