Yapmadan dönmeyin

Kaş Caz Festivali

Yayın Tarihi: Ortalama okuma süresi: 9 dk, 21 sn

Tüm diğer sahil kasabalarında olduğu gibi Eylül ayında Kaş bir başka güzel oluyor. Hele ki bu sene Eylül ayı festival ayı oldu neredeyse. Geçtiğimiz hafta sonu Setur Marina’da ilk kez Kaş Caz Festivali gerçekleşti. Şu aralar da Kaş Turizm ve Tanıtım Derneği’nin organize ettiği Klasik Müzik Festivali’ne ev sahipliği yapıyor bu doğa harikası beldemiz. Kaş’ta yaşayanlar olarak müzikle dolu bir Eylül ayı geçiriyoruz böylece. Ne mutlu bize.

Kaş Caz Festivali

Klasik müzik -ta çocukluktan babam kanıma bulaştırdığı için mi bilmiyorum- oldum olası beni bambaşka yerlere götürür. O yüzden de dinlemeyi çok severim. Ancak caz müziğinden çok anladığımı söyleyemem. Özel bir merakım olmadığı için pek sağlam bir caz dinleyicisi olmadım hiçbir zaman çünkü. Yine de ilk defa gerçekleşecek ve merakla beklenen Kaş Caz Festivali’ne tanıklık edeceğim için çok heyecanlıydım ve üç gün süren festivalin neredeyse tüm performanslarına katıldım. Bu anlamda davetli olarak katılımımı sağlayan organizasyon ekibine buradan teşekkür ederim. Bu yazı vesilesiyle size Kaş Caz Festivali süresince edindiğim izlenim ve deneyimlerimi kendi dağarcığımla anlatmaya çalışacağım.

Uyuyan Dev’i Uyandırdık

Efsaneye göre, Kaş’ın dağlarında bir dev uyur. Yine efsaneye göre; karşı kıyıdaki Yunan Adası Meis’te, onun aşık olduğu kadının yattığı söylenir. Hikaye bu ya, deniz çekilince ayrı düşmüş bu iki dev. Aşıkların deniz suyuyla tekrar buluştuklarında, birbirlerine kavuşacakları ve yeniden aşk yaşayacaklarına inanılır. 🙂 Hep bu efsane ile ilgili bir yazı kaleme alasım vardı ama bir türlü fırsatım olmamıştı. İşte tam da Kaş’ın dağlarında yıllardır göz göze geldiğim Uyuyan Dev’i içine alan bir ritüelle başladı birinci Kaş Caz Festivali. Böylece festival daha ilk anda beni gönül evimden vurdu tabi.

uyuyan dev uyandı

Uyuyan Devi Uyandırıyoruz adı verilen Sarp Maden solo performansı sabah 8.00’de helikopter pistinde gerçekleşti. Kısa süren bu dinletiye üç buçuk yaşındaki kızımla birlikte katıldık. Normalde beş dakika yerinde duramayan kızım, sessiz ve meraklı bir şekilde Sarp Maden’i dinleyerek beni ciddi anlamda şaşırttı ve mutlu etti. Helikopter pistinin manzarasını ve pek tabi Uyuyan Dev’in aşkını karşıma, Uyuyan Dev’i de arkama aldım ve Sarp Maden’in gitarından doğaçlama çıkan notaların ruhuma girmesine izin verdim. Huzur dolu bir andı. Keşke hayat bizi hep böyle uyandırsa diye düşündüm. Acelesiz, yumuşacık bir tonla…

Kızım Duru, büyülü ve tarihi bir an olan Kaş Caz Festivali’nin açılışına tanıklık eden tek çocuktu. Yıllarca sürmesini umut ettiğim bu ritüel, sanırım onun için her zaman özel bir anı olacak. Belki görsel olarak hafızasında hatırlamayacak ama dinlediği müziğin ve bulunduğu atmosferin bir ömür boyu çıkmayacak şekilde kanına girdiğine dair şüphem yok.

Kaş Caz Festivali’nde Gün Batımları

Festivalin ana konserleri yeni marina olarak bilinen Setur Marina yani Kaş Marina’da gerçekleşti. Günü özellikle Kaş Marina’da batırmayı pek severim. Hele son bir senedir yoga yaparak deneyimliyorum, şahane oluyor. Üç günlük Kaş Caz Festivali’nde hemen hemen bir saat civarında süren performanslar akşam 18.00’den itibaren başlıyordu. Dolayısıyla tüm katılımcılar, doğanın bize mucizevi bir hediyesi olarak gördüğüm gün batımına üç gün boyunca müzik eşliğinde şahit oldu.

Festivalde gün batımları

Kaş Marina’nın çarşıya çok yakın olmamasından dolayı yeterince turist almadığını düşünerek hep üzülmüşümdür. Oxygen Pub bu anlamda Kaş Marina’ya açıldığı ilk günden beri farklı bir ambians kazandırdı. Özellikle bu sene nitelikli canlı müzikleriyle yaz kış güneşi batırmak için Kaş’ın en ideal mekanlarından biri haline geldi. Oxygen Pub, Kaş Caz Festivali’nin ana alanı içinde kalan Kaş’a ait tek özel işletmeydi. Ben festivale giderken Kaş Marina’nın içinde böyle bir sınırlama ile karşılaşmayı hiç beklemiyordum doğrusu. Sıkı güvenlik tedbirli bu yaklaşım, festivalin oldukça profesyonel bir şekilde gerçekleştirildiğini hissettiriyordu.

İçinde bulunduğum atmosferin ve müziğin büyüsüyle sanki Park Orman’da bir konsere gitmişçesine keyif aldım. Kaş’ta yıllardır bir sürü güzel organizasyon yapılıyor, pek çok sanatçı ağırlanıyor ama böylesine bir etkinliğe şahsen ben daha önce şahit olmamıştım. Resmen duygu olarak, köye elektrik gelmiş gibi hissettirdi bana. Kaş’ta yedinci senesine giren bir İstanbullu olarak bunu deneyimlemiş olmaktan dolayı mutluluk duydum.

Diyar Diyar Gezinmek

Festivali dinlemeye gelenlerin büyük bir kısmı çimlere yayıldı. Ben de çoğunlukla tüm konserleri en ön sıralarda çimlerde oturarak izledim. Konser alanı dışında gerçekleşen yan performansları saymazsak, canlı performansların hiçbirini kaçırmadım diyebilirim. Her biri çok değerli sanatçılar mutlaka ama benim en çok hoşuma giden performanslar şunlar oldu: Bebop Project, Mammal Hands, Gülin, Ferit Odman Quintet, Elif Çağlar ve Korhan Futacı. Bu alanda bir otorite olmadığımı tamamen kendi kulak ve göz zevkime göre değerlendirdiğimi yeniden hatırlatmak isterim.

Yeni Türkü konserini tüm bu performansların dışında tutuyorum. Sonuçta her ne kadar bazı parçaların aralarında caz ezgileri çalmış olsalar da, Derya Köroğlu’nun da ifade ettiği gibi verdikleri bir caz konseri sayılmazdı. Fakat Kaş Caz Festivali için kesinlikle Yeni Türkü iyi bir seçim olmuş diye düşünüyorum. Çünkü Derya Köroğlu sesiyle ve enerjisiyle başından sonuna kadar başlı başına bir efsaneydi. Herkesin ezbere bildiği şarkılarıyla tüm izleyenlere gerçek anlamda benzersiz dakikalar yaşattı. Uzun zamandır böylesine coşmamıştım.

caz festivali gece sürüyor

Müziğin insanı bambaşka diyarlara götürmesi beni her zaman çok etkilemiştir. Bu yüzden Ferit Odman, “evet şimdi New York’ta yeraltında bir gece kulübüne gidiyoruz,” dediği anda inanılmaz büyülendiğimi belirtmem lazım. Tam benlik bir cümleydi doğrusu. Elif Çağlar’ın bu anlamda Kaş Caz Festivali’nin en iyi rehberi olduğunu söyleyebilirim. Söylediği her bir şarkıda verdiği alt bilgiler beni oldukça doyurdu. Sevdiğimiz yerlere bizi ışınlama konusunda çok başarılıydı. Onun sesinin eşliğinde zaman zaman çocukluk anılarımızda hayali bir ana, zaman zaman Hindistan’a giderken, zaman zaman da nasıl olmamızı söyleyenlere “De Get (Get Out)” dedik. Söylediği bir şarkının dediği gibi; hepimiz cennetin yani büyük bulmacanın bir parçasıydık ve sadece sevgiydik… Güzel sesinin dışında Elif Çağlar’ı fazlasıyla sempatik bulduğumu da söylemek istiyorum. Sahnede şarkı söylerken ve şarkı aralarında konuşurken öyle bıcır bıcır öyle şekerdi ki, bir ara onu cebime koyup eve götürmek istedim. 😊 Eve götürmemek için kendimi zor tuttuğum bir diğer isim ise Gülin oldu. 😊  

Bu mekanda gerçekleşen konserlerin ardından, yıllardır değerli sanatçıları Kaş’lılarla buluşturan Kaş’ın en sevdiğim eğlence mekanı Echo Bar’da partiler oldu fakat ben onlara katılamayacak kadar yorulmuştum. Festival olduğu için konserlerin süreleri kısa tutulmuştu. Dolayısıyla festivale katılan müzisyenler Echo’da çalmaya devam ederek geceyi tamamladılar.

Sezginin Gücü

Her ne kadar benim gibi caz bilmeyen biri için şarkılarla ilgili bilgi verilmesi hoşuma gittiyse de, bazen de hiçbir şey bilmemek daha iyidir diye düşünüyorum. Bildiğimiz şey hayal gücümüzü sınırlar çünkü. Bilgi olmadığında sadece sezgilerimiz bizi bambaşka bir boyuta taşır ki belki de en gerçek boyut budur. Kimbilir…

Korhan Futacı bu bağlamda benim için “Allahım Sana Geliyorum!” dedirten bir performans sergiledi. Üstelik hem festivalin, hem gecenin artık son konseriydi ve Dev’i yeniden uyutma zamanı gelmişti. Sahnede müzikle resmen aşk yaşayan Futacı, “Uyudun Mu Dev?” diye bağırırken, festivalin başladığı anki kadar büyülü bir atmosferin içinde hissettim kendimi. Bir devi; huzurlu bir ezgiyle uyandırıp, isyankar bir çığlıkla uyutmak ilginç bir ironiydi doğrusu.

kaş caz festivali devam ediyor

Genel anlamda grup halinde yapılan müziklerle ilgili beni en çok etkileyen şeylerden biri farklı enstrümanların işbirliğidir. Ortak bir notada buluşulmasının uyumu bana her zaman bambaşka bir haz vermiştir. Festival boyunca katılan müzisyenlerin, enstrümanları dışında da işbirlikçi bir tutum sergilemesi hoşuma giden bir başka unsur oldu. Engin Recepoğulları gibi, müzisyenlerin bazılarının birkaç grupta çalarak neredeyse tüm festivale destek vermesinin yanı sıra, hemen hemen her birinin birbirlerini takdim ederken gösterdikleri pozitif ve sıcak yaklaşım oldukça samimiydi. Bütün bunların doğrultusunda birinci Kaş Caz Festivali’ne tanıklık edebildiğim için çok şanslı hissettim kendimi.

Son olarak, Yeni Türkü’nün konseri esnasında; Derya Köroğlu’nun, orada bulunan Şevval Sam’ı sahneye çağırdığı dakikalardan bahsederek bitirmek istiyorum yazımı. Onun sahneye çıkmasının ardından hep birlikte Süper Baba dizisinin efsane şarkısı “Bana Bir Masal Anlat Baba”yı söyledik. 2008 yılında Şevval Sam’ın oynadığı bir dizinin kamera arkasında çalışmıştım. Kendisini orada az çok tanıma şansım olduğu için, yüreğinin de en az yüzü kadar güzel olduğunu biliyorum. O gece bu güzel yürekli kadın çok güzel bir şey söyledi: “Hafızalarımızın silindiği bir dönemden geçiyoruz, o yüzden şarkılara tutunuyoruz.”

Üç günlük müzikle yaptığım bu yolculuk sayesinde; içinde tüm sevdiklerimin, içinde canım İstanbul’umun ve içinde Kaş’ın olduğu bir masal gibiydi benim için Kaş Caz Festivali. Kaş’ın dağında taş olmuş dev, gerçekte uyandı mı uyanmadı mı bilemem ama benim içimdeki dev uyandı ve bundan böyle şarkılara tutuna tutuna yol almaya devam edecek.

Didem Elif

Yazar Hakkında

Didem Elif

Didem Elif

Didem Elif, 1976 İstanbul doğumlu. 1999 yılında grafik alanında çalışmaya başladı. 2002 yılından itibaren yazı ve fotoğrafları çeşitli dergilerde yer aldı. “Aşk Bir Kadın Hastalığıdır” adlı ilk öykü kitabı 2008 yılında Pupa Yayınları’ndan çıktı. Bizim Avrupa’da deneme yazıları, Birgün Gazetesi’nin Kitap Eki’nde kitap eleştirileri, Son Kulis Haber’de köşe yazıları yayınlandı. 2013 yılında Pera Palas’ta sergilenen “Sanat Objesi Olarak Sanatçı” adlı projenin Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’tan çıkan kitabına iki yazısıyla destek verdi. 2013 yılından beri Kaş’ta yaşıyor. Kaş ve Ben köşesinde deneme yazıları, Likya Sohbetleri köşesinde yaptığı söyleşiler ve Hala köşesinde yayınlanan öyküleriyle 2017-2019 yılları arasında Sen ve Ben online dergisinde aktif olarak yer aldı. Şu anda serbest olarak grafik, editörlük ve metin yazarlığı işleri yürütüyor. 3 yaşında bir kız çocuğu annesi.

Bu Yazıyı Paylaş

Kaş Caz Festivali için 2 yorum yazıldı;

  • Neslihan Uraz Ergül
    Neslihan Uraz Ergül
    Tarih: 14/09/2019

    Elifcim çoğunu izlerken kendimi içinde yaşadığım bir masal kahramanı gibi hissettiğim festival etkinliklerini satırlarında okurken de yeniden aynı masal diyarına ışınlandım sanki…Kaş’ta yaşamanın güzelliğini , ayrıcalığını festivalin ayrıntılarını ve yoğunlaştırarak yaşattığı keyifli duyguları kaleminle bu kadar güzel, okuru sonraki cümlelere sürükleyen ifadelerle bezemen muhteşem…Sevgiler

    Cevapla
  • didemelif
    didemelif
    Tarih: 14/09/2019

    Böyle bir hissiyat geçirdiysem ne mutlu bana… Çok teşekkür ederim… 🙏
    Sevgiler

    Cevapla

Yorum Yaz

Eposta adresin yayınlanmaz.

Güvenilir Villa ve Daire Kiralama

FidoRento Turizm Seyahat Acentası TÜRSAB A-10797 Belge ile Turizm Bakanlığına bağlıdır.

FidoRento sitesinde yer alan tüm içeriklerin telif hakları saklıdır. İzinsiz olarak basılı veya elektronik bir ortamda kullanılamaz ya da kopyalanamaz. FidoRento sitesini kullanmakla Gizlilik Politikasını kabul etmiş sayılırsın.