Bulaşıcı bir salgına yol açan Covid-19 virüsünün ülkemizde ilk vakanın görülmesinin ardından, 11 Mart’ta tüm Türkiye’de önlemler alınarak mücadele verilmeye başlanmıştı. Ülkece büyük bir özveriyle evlere kapanarak gerçekleşen bu mücadelede pek çok sektörde işletmeler faaliyetlerini durdurdu. Bu anlamda turizm sektörü, koronadan olumsuz etkilenen iş alanlarının en başında geliyordu. Pek çok tatil sever için en keyifli zamanlar olarak kabul edilen bahar aylarında maalesef tüm işletmeler kapalı kaldı.

korona tatili

Nihayet salgının yavaşlaması ve ölüm sayısının azalması söz konusu olunca; 1 Haziran tarihinden itibaren, diğer sektörlerde olduğu gibi turizmin de önünde olan engeller kaldırıldı. Tabi Covid-19 virüsünün getirdiği yeni kurallar çerçevesinde kalınması şartıyla. Dolayısıyla normalleşme sürecine girdiğimiz şu günlerde, bir süre daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının önemle altını çizmekte fayda var. Neticede korona tedavisi bulunana kadar günlük yaşantımızda gerekli önlemlerin alınmasına özen göstermek hala hassas olmamız gereken bir konu.

İnsanların yoğun bir şekilde bir araya gelmesi sonucu yeniden bir krizle karşı karşıya kalmamak için kontrolü elden bırakmamak çok önemli. Yaşantımızın tekrar bu kadar olumsuz etkilenmemesi için her birimizin maksimum düzeyde dikkat etmesinde fayda var. Fakat kafalar bir taraftan da çok karışık. Böyle bir sorunla ilk defa karşı karşıya kalındığı için, o kadar fazla belirsizlik var ki. “Bu yaz gönül rahatlığıyla tatil yapılabilecek mi?” sorusu herkesin merak konusu örneğin. Biz de Fidorento olarak, tatil yapmak için ister sevimli beldemiz Kaş tercih edilsin ya da edilmesin, genel anlamda kafalarda netlik kazanması açısından; nasıl bir tatile çıkılmalı, tatildeyken ne yapılmalı ve tabi ki ne yapılmamalı gibi konuları insanlar gönül rahatlığıyla tatile çıkılabilinsin diye ele almak istedik. Dilersen “en güvenli tatil nasıl olur?” sorusuyla başlayalım.

Bu yazın en güvenilir tatil anlayışı ne olmalı?

Her şeyden önce ister tatilde, ister evimizde, ister işyerimizde, ister yolda olalım; korona virüsünün gündelik yaşamımıza getirdiği olmazsa olmazlar var. On binlerce insanın hayatını kaybettiği bu salgın her ne kadar pek çok ülkede azalış seyrine girdiyse de; 1 Haziran itibarıyla kısıtlamaların çoğunun yürürlükten kalkmasına rağmen, hem korona virüsünden korunmak hem de başkalarına yaymamak adına kişisel sorumluluğumuz hala devam ediyor. Bunun bilinciyle hareket ettiğimiz sürece tatile çıkmak için hiçbir mahsur görünmüyor. 

Yeni yasal düzenlemeler doğrultusunda, turizm sektöründeki tüm işletmelerde korona virüsünden korunmak adına uygun düzenlemeler yapılıyor. Uyulmaması durumunda cezai yaptırımlar oldukça can yakıcı olacak. Dolayısıyla oteller, sahiller, havuzlar, şezlonglar, restoranlar, kafeler sosyal mesafeye en uygun şekilde düzenlenecek. Yine de rehavete kapılarak tatil bölgelerinde özensiz davranılırsa, ikinci bir dalga söz konusu olabileceğinden işletmeler ne kadar güvenilir olursa olsun, kişisel tedbiri elden bırakmamak gerekiyor. O yüzden tüm sektördeki bu titizliğe rağmen; kuşku götürmez bir gerçeklik var ki,  bu yazın en sağlıklı tatil anlayışı villa kiralamak olarak görülüyor.

Villa Kiralamak Maksimum Güvenlik, Minumum Risk Taşıyor

Villa kiralamak, son yıllarda tatil severlere yüksek standartlarda bir tatil imkanı sağlarken; dünya genelinde yaşadığımız salgın sonrasında, bu sene ekstra olarak stressiz bir tatil sunması bakımından da öne çıkıyor. Her şeyden önce sen içinde yaşamaya başlamadan önce tamamen dezenfekte edilmiş bir evde tatil yapacağın için, tatilin bitene kadar tüm kontrol sende olabilecek. Böylece oldukça yüksek konforlu bir evde, güven içinde keyifli günler geçirebileceksin.

korona sürecinde villa tatili

Neredeyse villaların tamamında havuz seçeneği olması, dışarıyla temasını sıfıra indirebileceğin bir yaz tatili fırsatı sağlıyor. Sonuçta son günlerde psikolojik rahatlığın ne kadar önemli olduğunu tüm insanlık olarak deneyimledik. O yüzden kesinlikle öncelikli olarak bu seçeneği değerlendirmende fayda olduğunu görüyoruz. Eğer deniz tutması gibi bir sıkıntın yoksa, şu dönemde bir diğer güvenli ve keyifli tatil şekli tekne kiralamak. Az önce saydığımız aynı sebeplerle sana özel bir teknede gönül rahatlığıyla tatilini yapabilirsin. Bir diğer önerebileceğimiz alternatif de, tamamen izole bir şekilde doğanın içinde geçirebileceğin karavan tatili.

Bildiğin ve Güvendiğin İşletmeleri Tercih Et

Öte yandan uzmanlar denize ya da havuza girmenin sıkıntı yaratmadığını, korona virüsünün bu yollarla bulaşmadığını önemle belirtti. Her ne kadar tüm işletmelerin misafir kapıdan girdiğinde ateş ölçümü, dezenfektan işlemleri, sosyal mesafe ayarlamaları gibi sıkı uygulamalara geçecek olmasına rağmen; eğer kendine özel bir villa kiralama seçeneğini tercih etmeyeceksen, kesinlikle bildiğin ve güvendiğin otelleri önceliğine almalısın. Aynı titizliği gittiğin sahil işletmeleri, restoranlar, kafeler ile ilgili seçimlerinde de değerlendirmelisin.

villa tatili

Turizm Bakanı, özellikle turizm sektörü için bir sertifikasyon kurulu oluşturduklarını ve konaklamanın kurallarını en ince ayrıntılarına kadar belirlediklerini açıkladı. Bu doğrultuda çok kapsamlı bir şekilde belirlenen bu kurallara uymayan konaklama tesislerine sertifikasyon verilmeyecek. Dolayısıyla konaklayacağın tesise karar vermeden önce, korona tedbirlerine uyum sertifikasyonu alıp almadığını kontrol etmeni öneriyoruz.

Tatil Yolculuğu Nasıl Olmalı?

Eğer mümkünse kendi aracınla tüm kontrolün sende olduğu bir seyahat en uygunu olacaktır. Ancak uçuşlar dahil olmak üzere tüm uzun yol seyahatlerinde yine en üst düzeyde tedbirler alınıyor. Uçaklarda orta koltuğun boş bırakılması, yeme-içme servisine getirilen sınırlamalarla birlikte internet üzerinden bilet satışına teşvik gibi planlar yapılıyor. 

Tüm uçak ve otobüs seyahati için HES kodu almak gerekiyor. Hayat Eve Sığar uygulaması ile mobil ya da SMS yoluyla alınan kodu seyahat işlemlerinizde girmeniz gerekecek. Ayrıca ister uçakla, ister kendi aracınızla, ister otobüsle seyahat edin; ateş ölçümü, maske ve eldiven kullanımının zorunlu olduğu durumlarla karşılaşacaksınız.

Yolculuğunuz boyunca kullanacağınız tüm firmalarda, standart temizliğin yanı sıra özel dezenfektan maddeler ile temizlik yapılıyor olacaktır. Kısacası faaliyet gösteren her noktada daha güvenli ve hijyenik şartlara uygun olarak kullanılması için gerekli tüm önlemler ülke genelinde alınmaya çalışılıyor. Yine de ne olursa olsun, kişisel anlamda tedbiri hiçbir zaman elden bırakmaman gerekiyor.

Tatil Boyunca Ne Yapmalı?

Bir kere yanında mutlaka bol bol dezenfektan ve kolonya taşıyacak şekilde yola çıkmalısın. El hijyenine her zamankinden daha çok dikkat etmelisin. Yüzüne elini götürmemek konusunda göstereceğin özen seni mümkün mertebe koruyacaktır zaten. Başkalarıyla ortak alanlarda maske kullanım şartını kesinlikle aksatmamanda fayda var. Maske takmana rağmen koruman gereken sosyal mesafe zaten olmazsa olmazın olmalı.

Her ne kadar deniz ve havuz suyunun virüs bulaştırmadığı söylense de, yan yana güneşlenme gibi durumlarda oluşabilecek hapşırma, öksürme ile bulaşma riski olacak ortamlarda kendini korumalısın. Artık plajlarda, restoranlarda, kafelerde düzenlemeler adına mesafeler olacak. Yine de tüm tatilin boyunca bulunduğun mekanda kendini en korunaklı alanlarda konumlandırmalısın. Gerekirse plaj ve havuz çevresinde ayrı güneşlenmek için ayarlanan kabinler tercih etmelisin.

Son olarak burada belirtmekte fayda görüyoruz; tatilin boyunca virüs taşıdığına dair sakıncalı bir durum görülürse, ilk önlem olarak karantina odasına alınarak sana tıbbi bir müdahale yapılacak ve eğer gerekli görülürse en uygun hastaneye sevkin gerçekleştirilecek. Her şeyden önce bunu göze alarak tatile çıkman gerektiğini bilmelisin.