Kaş’a geldiğin zaman, görmeden dönmenin imkansız olduğu yerlerden biri de Antiphellos Antik Kenti’nden günümüze kadar gelen Aslanlı Lahit ’tir. İmkansız dememizin sebebi Lahit’in Uzun Çarşı yokuşunun hemen başında bulunması yani Kaş’ın çok merkezi ve sezonda sürekli kalabalık olan

Aslanlı Lahit

 bir noktasında yer almasından ötürüdür. Kaş’a gelen Uzun Çarşı’yı gezer. Eee gezmişken artık Kaş’ın simgelerinden biri haline gelmiş koskoca Aslanlı Lahit’i de görmeden gitmez. Merkezdeki dairelerimizden birini kiralamışsan görmemen daha da imkansız. Çünkü çoğu dairemiz Aslanlı Lahit’e en fazla 4 dakika uzaklıkta :)) (Kaş Merkez’deki Dairelerimiz) Yoksa sen tarih sevmeyenlerden misin? Üzgünüm dostum tarih sevmesen de Aslanlı Lahit’i mutlaka göreceksin 😎

Lahit Kaş’ın simgelerinden biri dedik ya. Doğru dedik. Eğer hediye almayı seven biri isen Kaş’ta bulunan hediyelik eşya dükkanlarının neredeyse hepsinde Kaş canlandırmalarının büyük bir bölümü Aslanlı Lahit’i de içerir. Sevdiğin arkadaşlarına Kaş’ı betimleyen, Kaş’tan geldiğini hissettirecek bir hediye almak istiyorsan Aslanlı Lahit bizce iyi bir seçim…

Kaş’a sürekli tatil yapmaya gelenler ve Kaş’ta yaşayanlar için Lahit’in altında kaldırım taşlarına oturup sohbet etmek adeta kültür haline gelmiştir ve tadına doyum olmaz. Tarihte bulunmak, tarihte konuşmak ve senden binlerce yıl öncesine spiritüel bir yolculuk yaparken; şimdide nefes almak… Gelmeden buradaki havayı solumadan, anlayamazsın dostum.

En az 2400 senelik olduğu düşünülen ve tüm heybeti ile seni geçmişte yolculuğa çıkaracak Lahit’e dokunmadan, etrafında dolaşmadan Kaş’tan dönmemelisin.

Oldu da bulamadın ya da sorduğun kişi Aslanlı Lahit’i hatırlayamadı; o zaman Kral Mezarı diye sor. Mutlaka yerini gösterir :)) Çünkü Aslanlı Lahit Kaş’ta “Kral Mezarı” olarak da bilinir :))

Lahit nedir?

Lahit kelime olarak “taş ve mermer gömüt” anlamına gelir.

Lahitler antik çağlarda zengin ya da kral ve ailesinden gelen insanların ölülerini saklamak amacıyla tasarlanmıştır. Aslında mezarlıktırlar fakat sahip oldukları görkemli görüntü ve özenli işçilik, lahitleri klasik mezarlıklardan ayırmaktadır. Büyük bir kısmı mermerden yapılmış olmasına karşın, bölgede yoğun bulunan diğer taş türlerinin yontulması ile yapılan türleri de epey fazladır.

Lahitlerin oda şeklinde olması; ölen kişinin ziynet, para ve kıymetli eşyaları ile gömülmesi ve ölümden sonraki hayatında sevdiği, değer verdiği bu eşyalara yine ihtiyaç duyacağına inanılmasından ötürüdür.

Aslanlı Lahit’in de içinde bulunduğu tüm Lykia (Likya) lahitleri çatı görevindeki kapağı ve üstündeki küçük pencere delikleri ile minyatür evlere benzemektedir. Kubbe biçimindeki kapakları, ev cephesini andıran kapı ve pencere boşlukları ile Likya’da M.Ö. 6. yüzyıldan, imparatorluk devrine kadar uzanan bir tarihe sahiptir.